Mardin Kent Gazetesi

Basliksiz-3.jpg

Midyat’ta telkâri sanatı

Midyat’ta telkâri sanatı
109 views
13 Kasım 2021 - 10:38

Yapılan araştırmalara göre telkâri sanatının üç bin yıllık geçmişi var, bazı kaynaklarda 12. yüzyılda asıl merkezinin Musul olduğu, buradan da Suriye’ye ve daha sonra Anadolu’ya geçtiği ileri sürülse de birçok kaynakta dünyada en eski yerin Midyat olduğu illeri sürülmektedir.

Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Bölümü’nde yazılı mesleki uygulama sınavını kazandıktan sonra sözleşmeli memur olarak göreve başlayan ve 35 yıl boyunca telkâri ile uğraşan, Süryani asıllı 46 yaşındaki evli ve 4 çocuk babası Murat Aslan ile telkâri sanatı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Telkâri, tel ile yapılan sanattır

Telkârinin, Mardin yöresine ait gümüş işleme sanatı olduğunu söyleyen Aslan, “Telkâri, ince tel durumuna getirilen gümüşü ya da altını örerek ya da bir şey üzerine kakarak yapılan el işidir. Telkâri ile Yüzük, künye, kolye ucu, bilezik, vazo, kol çantası, küpe, tepsi, şekerlik, fincan, bardak altı ve süs eşyası yapıyoruz. Ayrıca yaptığınız çizimleri telkâriye çevirebiliyoruz. Ve bunlar tamamen elde yapılıyor” şeklinde konuştu.

Telkâri sanatında dünyanın en eski yeri Midyat

Telkârinin Midyat’a özgü olduğunun altını çizen Murat Aslan” Telkârinin üç bin yıllık geçmişi var. Yaptığımız araştırmalara göre telkâri sanatının yapıldığı, dünyanın en eski yeri Midyat’tır. İki bin yıl boyunca sadece bakır üzerine çalışılmış, ama son bin yılı gümüş ve altın üzerine yapılmaktadır. Tabi yoğunlukta gümüş üzerine çalışılıyor” dedi.

Hem çalıştım hem okudum

Maddi sıkıntıdan dolayı hem çalışıp hem de okuduğunu söyleyen Aslan,” telkâri işine 1985’te çırak olarak başladım, 32 yıldır bu işi yapmaktayım, ilk başladığım yıllarda ustalar çok öğretmiyordu, yedi sekiz senede ancak kıvama gelebiliyordunuz, meslek ellerinde kalsın diye bildiklerini sadece ailelerine ve çocuklarına aktarıyorlardı hem de çıraktan daha uzun süre faydalanmak istiyorlardı. Bundan yirmi otuz yıl kadar önce sadece Süryanilere ait bir meslekti ama şimdilerde her kesime öğretiliyor. Artık Müslümanların kendi atölyeleri ve dükkanları var kendileri yapıyor ve satıyorlar.” İfadelerini kullandı.

Fabrikasyon ekmek teknesini batırdı

Murat Aslan, mesleğe başladığında Midyat’ta kırk iki tane atölye olduğunu, şu an da ise aktif olarak çalışan sadece üç atölye kaldığını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti.” Dışardan, özellikle Midyat işi telkâri almaya gelen insanlara, bu işin sadece satışını yapıp maalesef maddiyat için bu sanatı tamamen ticarete döken bazı kişiler aldıkları fabrikasyon yapımı Endonezya, Çin ve İstanbul döküm ürünlerini Midyat yapımı diye satıyorlar.”

Telkâri almak isteyip hiç bilgisi olmayan insanların bilinçlenmesinde eski ustaların iyi tanıtım yapmadıklarını söyleyen Aslan, “Biz bunun farkında olduğumuz için telkâri almak isteyen insanlarımızı bu konuda elimizden geldiği kadar bilinçlendirmeye gayret gösteriyoruz. Hem ben hem de yüksek okulumuzun müdürü birkaç kere televizyona çıkıp bu konuda bilgi vermeye çalıştık.” Şeklinde konuştu.

Elde yapılan telkâri, makinede yapılandan çok daha sağlam ve güzeldir

Elde yapılan telkârinin fabrikasyon yapımı ürünlerden çok daha sağlam ve güzel olduğunu belirten Aslan, sözlerine şu şekilde devam etti:” Bizim kullandığımız teller 180 ile 24 mikron kalınlığı arasındadır. 24 mikron kalınlıktaki bir telin neredeyse bir insanın saçının kalınlığının iki misli kadardır. Bunu iç dolguya kullanıyoruz, biz birde sıvı kaynak ya da çubuk kaynak değil toz kaynak kullanıyoruz. Yaptığımız kaynağı eyle ufaltarak toz haline getiriyoruz, yaptığımız işlemenin arası kapanmaması için bu çok önemli bir noktadır. Örneğin sıvı kaynak genelde kadmiyumdan yapılıyor ki kadmiyum 45 derecelik bir ısıda bile bırakma durumu çok yüksektir. Toz kaynak ise 200 dereceye kadar dayanabiliyor. Bu da bizim telkârinin fabrikasyon ürünlerinden çok çok daha sağlam olduğunu gösteriyor.”

Makinede yapılan bir işin tek bir halkası koptuğu zaman diğer halkalarda çorap söküğü gibi peşinden gelir

Aslan, “Bizim fabrikasyonla yarışacak kapasitemiz yok fakat bizim yaptığımız ürünler kesinlikle bir fabrikasyon ürününden çok daha güzel ve sağlamdır. Çünkü makinede yapılan bir işin tek bir halkası koptuğu zaman diğer halkalarda çorap söküğü gibi peşinden gelir, ama bizim yaptığımız işin her yeri birbirinden bağımsız kaynak yapılır. Ve bozulan bir yerin sadece o bölgeye müdahale edilir. Bundan dolayı telkâri almak isteyen insanlarımızın buna iyi dikkat etmesi lazım, maden değeri olaraktan bizimki daha yüksektir örneğin biz 129-50 ayar kullanıyoruz dökümde ise 925 veya 900 ayar kullanılıyor, aynı şekilde biz altında 22 ayar kullanıyoruz onlar 18 veya 14 ayar kullanıyor.” diyerek sözlerine son verdi.

Haber: Daham Akgül

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.