Mardin Kent Gazetesi

Basliksiz-167776ecdf431dc71.jpg

Hukukçu Yazar Mehmet Doğanay Yazdı: KANUNLARIN AMACI ÜZERİNE…

Hukukçu Yazar Mehmet Doğanay Yazdı: KANUNLARIN AMACI ÜZERİNE…
Hukukçu Yazar Mehmet Doğanay( avmdoganay@hotmail.com )
396 views
26 Ocak 2022 - 16:48

Kanunu; basit dilde kural diye anlayabiliriz. Zira kanunlarla kurallar belirlenir ve bu kurallara herkesin uyması beklenir. Bu yönüyle kurallar yazılı olabileceği gibi yazısız da olabilir.

Yazılı kurallara örnek vermek gerekirse ; anayasa, yasa, yönetmelik, tüzük vs. yazısız kurallara ise büyüklere saygı duymak, örf ve adet kuralları vs. Yine kurallara uymamak yaptırımlara bağlanabileceği gibi yaptırımlara tabi olmayan kurallar da olabilmektedir. İnsan öldürmek, yaralamak, hırsızlık yapmak gibi kuralların teknik olarak yaptırımları varken örf ve adetlere aykırı davranmanın teknik anlamda bir yaptırımı yoktur.

Kanunların amacına gelirsek; kanunların(kuralların) amacının toplumsal düzeni sağlamak için konulduğunu hepimiz tahmin etmekteyiz. Yine bu durumun hukuk literatüründe toplum sözleşmesi olarak adlandırıldığını bilmekteyiz. Tabi toplum sözleşmesinden bahsedebilmek için toplumu oluşturan bireylerin önemli bir kısmının kuralları bilme zarureti olduğu gibi kuralların konuluş amacını da bilme zarureti vardır. Bu yönüyle kanunların felsefesini toplumu oluşturan bireylerin önemli çoğunluğunun bilmesi gerekmektedir. Ayrıca kuralların toplum sözleşmesi niteliği taşıyabilmesi için hem kuralların hem felsefesinin bilinmesi yetmez. Aynı zamanda kuralların meşru olması gerekmektedir. Meşruiyetten kasıt bir kurala muhatap olan şahsın bu kuralın kendi vicdanında da doğru olarak kabul etmesidir. Bu unsurlar birleştiğinde toplum sözleşmesinden bahsedilebilir. Nitekim toplum sözleşmesinden modern anlamda gelişmesine katkıda bulunan tarihteki önemli düşünürlerde toplum sözleşmesinin bu yönüne temas etmişlerdir. J.J.Rouseau, T. Hobbes, J.Locke ve İ.Kant modern toplum sözleşmesinin geliştirilmesi için çaba sarf etmişlerdir.

Bu unsurların eksik olması durumunda toplum sözleşmesinden bahsedilemez. Kuralları bilmeyen bir toplumda; kurallara uyulması, felsefesinin bilinmesi ve kuralın meşruiyeti tartışması olmayacağı için teknik anlamda bir sözleşmeden bahsedilemez. Bu durumda bir kişi veya zümrenin diktasından bahsedilebilir. Bu durum basit bir örnekle ortaya konulacaksa şayet üzerinde Arapça yazı olan bir kağıda karşı saygı duyulup, saygı barındıran davranışlarda bulunulmasıdır. Zira toplumumuz Müslüman olup, Arap harfleriyle sadece Kutsal Kitap Kuran-ı Kerim ile karşılaştığından ve Kuran-ı Kerim’in kutsallığının tartışılmasız olması hasebiyle bu üzerinde Arapça yazı olan kağıda da kutsiyet atfetmektedir. Ancak kutsal kitabın bilinmesi okunabilmesi ayrıca anlaşılabilmesinden sonra sıradan bir kağıt üzerindeki sıradan bir yazıya Kuran-ı Kerim kutsiyeti atfedilmez.

Kuralları sadece ezberleyen ama kuralların felsefesini bilmeyen bir toplumda taklitçilik baş gösterir ve toplum ilerlemek yerine geriler. Bu durum basit bir örnekle ortaya konulacaksa toplumumuzda ezbere okunduğu duaların anlamını bilinmemesi durumudur. Yani kutsal kitaptaki kuralın Arapça halini ezbere bildiği halde anlamını bilmeme durumudur.

Hem kuralların hem de felsefesinin bilinmesi toplum sözleşmesi için yeterli değildir. Bu kuralın toplumun belli bir kesiminde de vicdana uygun olduğu(meşru) konusunda kabul görmesi gerekmektedir. Toplumun belli bir kesiminden kasıt toplumun yaklaşık olarak en az % 15-25 arası tarafından meşru görülmesi gerekmektedir. Bu kuralın toplumun % 60 tarafından doğru görülmesi kuralın mutlak şekilde uygulanması anlamını çıkarmaz. Zira toplumlarda birden fazla etnik, dini, sınıf gibi farklı topluluk olması durumunda çok olan topluluğun diğer toplulukları ezme sonucunu doğuracaktır. Bu tür durumlarda toplumdaki tüm toplulukların kendi içindeki kurallarına da dikkat edilerek kural konulması gerekmektedir. Bu durum önemli yönüyle Çoğunlukçu-çoğulcu demokrasi yönetim biçimlerini ilgilendirdiğinden başka bir yazımızda ayrıntılı izahatı yapılacaktır saygı ve sevgilerimle.

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.