Mardin Kent Gazetesi

Basliksiz-167776ecdf431dc71.jpg

Şair Yazar Fuhul-i Şuara yazdı: MERVÂ

Şair Yazar Fuhul-i Şuara yazdı: MERVÂ
Şair Yazar Fuhul-i Şuara( fuhulisuara@gmail.com )
157 views
27 Ocak 2022 - 19:05

Neredesin ya Mervâ,
Senden sonra neler oldu ah bir bilsen.
Mecnun olup çıktım âlemden, Deli diyorlar bana.
Riyakâr diyorlar sevdama,
Sevdanın nesi riya?
Bilmiyorlar Mervâ,
Seni bu denli sevmemin sebebini.
Gülen gözlerinle çiçekler açtırdığını,
Zulme başkaldıran çatık kaşlarını,
Gülüşündeki sevda şarkılarını, Cennetten bir parça toprak kokunu,
Bilmiyorlar.
Bilmiyorlar Mervâ…

Ah bir görsen ya beni,
Neler oldu bana bir görsen…
Gördüğüm her canlıya seni anlatıyorum,
Ağaçlara, kuşlara, güllere, papatyalara…
Bitmek tükenmek bilmeyen sancılarımın
Üstünde papatyalar yeşeriyor,
Sanır mısın ki seven sevdiğiyle kalıyor?
Adını andığım bir taş parçası olsa,
Filizlenip gül açıyor yamacında.
Bitmek bilmez bir sevda türküsü,
Yankılanıyor bağrımın ortasında.
Bülbüller dinleyeduruyor çeşm-i dili.
Her narada adın söylüyor bana,
Sevda diyorum,
Mervâ diye ötüyor…
Aşk diyorum, rüzgâr kulağıma adını fısıldıyor.
Mervâ diyorum,
Kuşu, börtü böceği hep bir ağızdan sevda diyor.

Nar tanesi, hindiba, beyaz gelinlikli papatya,
Adını dokumuş yapraklarına.
Sohbetleri de pek hoş,
Senden kalır yanları da yok ya…

Neredesin ya Mervâ!
Gözleri savaş kokulu çocuklar yolunu gözlüyor,
Bir Filistinli çocuğun diline türkü oluyorsun.
“Medet ya Mervâ, medet! Neden gelmiyorsun…”
Gel hayat ol ağzı süt kokulu mezarlara,
Şizofren çağın dört bir yanından küfür hortladı ya Mervâ.
Dişine kan değmiş vampir gibi,
Sömürüyor susuzluktan,
Bir deri bir kemik kalmış Hüseyinlerin etini…
Gel başkaldır mazluma ses olalım birlikte,
Ben çalayım sen söyle.
Küfrü, kalbi pas tutmuş bu mel’un çağı,
Temizle yüreğindeki sevdayla.

Bak,
Kısıldı sesim geceleri sessiz haykırışlarımdan.
Islandı seccadem her gece,
Gelmen için ettiğim dualarla.
Semaya Mervâ yazdım,
Bağrı yanık dualarla.
Ve,
Allah şahidim Mervâ,
Anma dediğin ismini,
Günün her anı andım dualarla.

Neyleyim?
Her an başkaldırıyorsun içimde sevdayla.
Her Allahuekber’den sonra,
“Kavuştur beni ya Rabbim, cennet kokulu Mervâ ’ya”

Seni diliyorum dilimde yuva yapmış şu duayla.
Gündüz olup güneş açınca,
Bahçeye atıyorum kendimi.
Tütün kokulu ellerimle sardığım sigarayla.
Biraz hasbihâl ediyoruz seni papatyayla,
Kulağının sağında bir çınlama oluyorsa,
Sabahın 08.30’unda,
Bil ki seni anlatıyorum, dertleşiyorum,
Bahçemdeki hindibalar, çiçekler,
Kuşlar veyahut papatyalarla…

Seni anlatırken sevdiğim,
Mervâ’m,
Mervâ ’m diyorum ara sıra.
Kızmıyorsun öyle değil mi?
Ne olur fazladan bir harf için kızma…
Çünkü biliyorum, sen hiç sevmedin beni.
Üstelik,
Adını anmamdan bile hoşnutsuz oluyorsun,
Öyle değil mi?

O halde sen söyle…
Söyle bana nar tanesi,
Seven sevdiğine söylenir mi?

Söyle bana nar tanesi,
Kışın çiçekler yeşerir mi?

Söyle bana nar tanesi,
Gidenler geri gelir mi?

Söyle bana nar tanesi,
Sevmek için sebep gerekir mi?

Söyle bana nar tanesi,
Sudan sebeple gidilir mi?

Söyle bana, söyle nar tanesi…
Sevmenin mükâfatı, nefes her sineye girdiğinde ölmek mi?

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.